Bedri Rahmi Eyuboğlu'nun yalnızca resim yapmakla yetinmediği; resim yaparken, resim ve resme dair yan konular üzerine bitmez tükenmez düşüncelere daldığı ve bu düşüncelerini yazıya döktüğü herkesçe bilinen bir gerçek. İşte bu yazılar da, sanat ve sanat sorunları üzerine görüş ve düşüncelerini dile getirmekten çekinmeyen aydınlık tutumunun birer belgesi. Her biri ayrı bir birikimin, doğruya ve güzele ulaşma tutkusuyla yürünen büyük kültür yolunda varılan yeni bir aşamanın ürünü.
Kategori Deneme-İnceleme
Cilt Türü Karton Kapak
Basım Tarihi: 1996
Baskı Sayısı 1
Ebat:
Dil: Türkçe
Kâğıt Türü: 3. Hamur
Sayfa Sayısı: 312
ISBN: 9754945675
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Doğumu: 1911, Görele/Trabzon Ölümü: 21 Eylül 1975, İstanbul

İlk ve orta öğrenimini Trabzon’da yaptı. Öğrencilik yıllarında resim öğretmeni Zeki Kocamemi’nin ilgisiyle resime yöneldi. 1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünün hazırlık sınıfına girdi. Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1931’de diplomasını almadan akademiden ayrılarak Fransa’ya gitti. Dijon ve Lyon’da çeşitli özel atölyelerde çalıştı. 1932’de Paris’e geçti. Bir ay kadar Andre Lhote’un atölyesinde çalıştı. 1933’te Londra’ya gitti, aynı yılın sonlarında Türkiye’ye döndü. Cemal Tollu, Nurullah Berk, Sabri Berkel, Faik İzer ve Zühtü Müridoğlu ile birlikte “D Grubu”nu kurdu. 1934’te yurt dışında ve Türkiye’de yaptığı 30 resmi ile D Grubu’nun sergisine katıldı. 1936’da daha önce yarım bıraktığı Güzel Sanatlar Akademisinin diploma sınavına girdi. “Hamam” isimli resmiyle birinci olarak diploma aldı. Aynı yılın sonlarında Akademinin Resim Bölümüne Leopold Levy’nin asistanı olarak atandı. CHP’nin yurt gezisi programı kapsamında 1938’de Edirne’ye, 1942’de Çorum’a gitti. Daha sonra Ses dergisinde sanat ve estetik konularında yazılar yazdı. Çorum’da inceleme fırsatı bulduğu geleneksel halk kültürü, sonraki çalışmaları üzerinde etkili oldu. Dönem dönem çeşitli resim anlayışlarına yönelse de toplumsal içeriği ağır basan resimler gerçekleştirdi. Eyüboğlu, 1940’tan başlayarak bütün sanat hayatı boyunca resim çalışmalarına paralel bir anlayışla duvar resimleri, kabartmalar ve mozaik panolar yapmayı da sürdürdü. Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyesi bulunduğu bir sırada İstanbul Cerrahpaşa Hastahanesinde pankreas kanserinden öldü. Küçükyalı Altıntepe Mezarlığında toprağa verildi. Ölümünden sonra Milliyet Sanat dergisince “1976 Yılının Sanatçısı” seçildi. Şiir yazmaya lise yıllarında başladı. İlk şiirleri 1928’de Muhit dergisinde çıktı. Sonra Birinci Yeni çizgisinde karar kılarak Yeni Adım, Tan, Ses, Gün, İnsan, İşte, Büyük Doğu, Varlık, Yeditepe gibi dergilerde şiirlerini yayımladı. Şiirlerinde de resim çalışmalarına paralel bir anlayışla halk edebiyatının zengin motiflerinden yararlandı. Karadut isimli şiiriyle ünlendi.

Eserleri

Şiir: Yaradana Mektuplar (1941), Karadut (1948), Tuz (1952), Üçü birden (İlk iki kitabıyla birlikte, 1953), Dördü Birden (İlk üç kitabıyla birlikte, 1956), Karadut 69 (Toplu şiirleri, 1969), Dol Karabakır Dol (Bütün şiirleri, 1974), Yaşadım (1977)

Gezi: Canım Anadolu (1953), Tezek (1975), Delifişek (1975)

Deneme : Resme Başlarken (1977)

Biyografi: Nazmi Ziya (1937)

“Bedri Rahmi’nin şiirinin bir tarafını bu hayat iştihası yaparsa, öbür yanını da gittikçe ağır basan bir populisme meydana getirir. Filhakika bu şâirde başından itibaren görülen saz ve halk şiirinden ve bilhassa halk dilinden gelme unsurlar sonuna doğru eserin hâkim vasfı olurlar. Bedri Rahmi Eyüboğlu bu tecrübeyi son zamanlarda büsbütün kilim ve diğer halk sanatlarındaki motiflerin ve stylisation’un emrine vermek suretiyle resmine de nakledecektir.” (Ahmed Hamdi Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler, 1977, s. 114)

Kullanıcı Yorumları

Henüz hiç yorum yapılmadı.

Yorum Yap

Yorum yapmak için kullanıcı hesabınızla giriş yapmalısınız!

Giriş yapmak için lütfen tıklayınız.